Dijital Para Neden Kaçınılmaz?

İnsanoğlu bilgiyi dijitleştirmeyi başardıktan sonra onun kopyasını almanın maliyetinin sıfır olduğunu gördüğünde yeni bir endüstrinin doğduğunu anladı. Microsoft belki yıllarca windows işletim sisteminin geliştirilmesinde çalışıyordu ama bir kez yazılım hazır olduğunda onu milyonlarca kullanıcıya satmak için hiçbir üretim girdisi kullanmıyor ve sıfır maliyetle çoğaltıyordu.

Derken Google bilginin yeni petrol olduğunu fark etti. Bu kaynak petrolün aksine sınırsızdı. Onu bulup çıkarmak için sondaj kuyularına değil sürekli internet üzerinde gezen robotlara ihtiyaç vardı. Bu robotlar da sıfır maliyetle çoğaltılabiliyordu. Bu arama motorunun üstüne devasa bir reklam imparatorluğu kuruldu.

Bilgi maliyetsiz olarak çoğaltılabiliyordu. Bunu insanlara ulaştırmak için gerekli taşımacılık hattı internet hızla evlere kadar ulaştırıldı. Bu network bizleri okadar birbirimize yaklaştırdı ki sosyal ağlarda herşeyimizi paylaştık ve dünyanın diğer ucu ile iletişim kurmaya başladık. Artık mesafeler önemsiz hale geldi. Fiziksel ürünlere internet üzerinden sipariş verir olduk. Pandeminin etkisi ile firmalar dünyanın dört bir yanından insanlarla uzaktan çalışmaya başladılar.

Dijital dünya öylesine büyüdü ki artık başka ihtiyaçlar ortaya çıkmaya başladı. Kopyalanmasının sıfır maliyetli olduğu bilgi sayesinde kurulan bu büyük devrimsel çağ artık kopyalanamayan dijital değerlere ve en önemlisi dijital paraya ihtiyaç duymaya başladı.

Peki bilginin rahat kopyalanabildiği bir yapı üzerine inşaa edilmiş bu düzende, kopyalanamayan dijital değerlerden nasıl söz edilebilirdi?

Kim ne derse desin internetin de bir askeri projeden çıktığını göz ardı etmeden söylüyorum yine bu buluş hükümet destekli bir ekip tarafından geliştirildi ve kim olduğu bilinmeyen uydurma Satoshi Nakamoto’ya atfedildi.

Dijital para ve blockchain insanlığın hizmetine sunuldu. Bu sistem sadece kopyalanamayan tekil dijital varlıklar üretmeye imkan tanımıyor aynı zamanda insanların herhangi bir otoriteye ihtiyaç duymadan birbirlerine güven duymalarına gerek kalmaksızın iş yapabilmelerini sağlıyor.

Üç önemli kavram üzerine inşaa edilen BlockChain yepyeni bir çağın başladığının habercisi. Bu kavramlar merkeziyetsizlik (Decentralization), Genişleyebilirlik (Scalability) ve Güvenlik (Security) bunlara Blockchain Üçlemesi deniliyor.

İnsanoğlu karşılıklı iş yaparken güven unsurunu sağlayamadığı için her zaman arada güvenilir bir organizasyona ihtiyaç duymuştur. Para transferi için bankalar hepimizin hesaplarında kaç lira olduğunu güvenilir bir şekilde tutarlar. Aslında bugün kullandığımız internet network olarak merkeziyetsiz olsada üzerindeki uygulamaların çoğunluğu merkeziyetci bir yapıda gelişmiştir. Örneğin Facebook yada Twitter milyonlarca kişi tarafından kullanılsa da tek bir sahibi ve kontrolü sağlayan tek bir merkezi vardır.

Blockchain ise merkezi olmayan ve peer to peer denilen bir network topolojisini kullanarak kayıtların kopyalarını her bir bireyde tutuyor ve merkezi bir yapının önüne geçiyor. Tabi bu, başka sorunları da beraberinde getiriyor. Bu kopyaların her biri diğeri ile aynı olmak zorunda. Bu üçlemenin ikinci en büyük özelliği olan Genişleyebilirlik (Scalability) ile de ters düşüyor. Milyarlarca kullanıcıya kadar genişlemesi gereken bir networkün her bir uç noktasında (node) aynı bilgiyi eş zamanlı olarak tutmak günümüz teknolojisinde bile kolay bir iş değil. İşte Ethereum bugün bu problemi çözmek ile uğraşıyor. Eminim kısa sürede insanoğlu bu sorunun da teknoloji ile hakkından gelecek. Üçlemenin son ayağı olan gizlilik kriptografi bilimi ile nispeten daha kolay çözülüyor. Çünkü insanoğlu buna yüzyıllardır kafa yoruyor. Sezar'ın askeri mesajlarını gizlilikle iletmesinden buyana çok gelişen kriptografi dijital paranın da vazgeçilmez bileşenlerinden.

Daha henüz emekleme çağında olsa da insanoğlu kopyalanamayan dijital varlıkları üretmeye ve bunları değerli kılmaya başladı. Ben bu yazıyı hazırladığımda (2022) Kripto para piyasaları 2 trilyon dolardan daha fazla bir büyüklüğe ship.

https://coinmarketcap.com/charts/

Daha yolun başındayız ve pek çok şey değişecek. Bugun milyonlarca dolar pazar hacmine sahip dijital paralar belki sıfırı boylayacak. Ama değişmeyecek şey küçülen dünyada güven gerektirmeyen ilişkiler ve merkeziyetsiz organizasyonlar. Dijital para öylesine büyük bir potansiyele sahip ki hükümetler buna kayıtsız kalamıyorlar. ABD Temsilcisi Stephen Lynch, Elektronik Para Birimi ve Güvenli Donanım Yasasını tanıttı. ECASH Yasası, elektronik ABD dolarını geliştirmek için ABD Hazine Bakanlığı bünyesinde bir pilot program oluşturacak.

ABD hükümeti iş başında ise yine büyük bir buluş ortaya çıkabilir. Fikir bence güzel temel olarak şöyle işliyor. Hükümet merkez bankaları kağıt parada olduğu gibi yine dolaşıma dijital para sürebiliyorlar. Ama bu sefer bu dijital paralar bir network üzerinde yada bankaların kayıtlarında tutulmuyor. Her bir kullanıcının donanımsal cüzdanlarında tutuluyor. Bu bir cep telefonu uygulaması yada bir özel sim kart gibi. Herhangi bir internet bağlantısına da ihtiyaç duymayacak. Sahip olduğunuz dijital para elektronik bir çip içerisinde olacak ve yanınızdakine kağıt para verir gibi bir donanım cüzdanından diğerine bluetooth benzeri bir kablosuz protokol ile aktarılabilecek. Bu aslında kağıt para kullanımına en yakın senaryo. BlockChain her ne kadar kişisel bilgileri bir cüzdan adresi arkasına saklasa da aslında devlet yetkilileri suçla mücadele sırasında kanunların verdiği yetki ile bu harcamaların hangi gerçek kişiler tarafından yapıldığını bulabiliyor. Belki donanım cüzdanları, ekonomiler için son derece önemli olan küçük kayıtdışı para değişimine de olanak sağlayabilir. Tabi gizlilikle ile ilgili olarak sanki bir açık veriliyor gibi. Double Spend denilen olmayan bir parayı harcamaya ve donanım cüzdanlarını kırmaya çalışacak milyonlar olacaktır. Burda da harcanacak para ve zaman buna değmeyecek şekilde bir kriptografik yaklaşım benimsenebilir. Dijital dünyada hiçbirşey imkansız değil ama siz yıllar harcayıp sonunda kapasitesi sınırlanmış bir cüzdanı kırmaya değip değmeyeceğini önceden düşünmeniz gerekir. Sonuçta bugün de belli bir miktarın üzerinde harcama yapmak için bankalara özel talimat vermeniz gerekiyor. Cüzdanlarda günlük kullanımıza yetecek büyüklüklerdeki bakiyelerle sınırlandırılırsa bunları kırmaya çalışmak gereksizleşecektir.

Sonuç olarak insanlık ihtiyaçlarını bilim ile çözmek için her gün çalışıyor. Geliştirdiği teknolojileri birbirleri ile öylesine harmanlıyor ki sonucunda ortaya çıkan şey bir sanat eseri kadar güzel ve tüm insanlığın işlerini etkileyecek kadar güçlü oluyor. Tüm bu önemli değişmeler olurken yan etkileri ile oluşacak fırsatları kaçırmamanızı diliyorum. Fikirlerinizi ve düşüncelerinizi yorumlar kısmında paylaşabilirsiniz. Yazıyı buraya kadar okuduğunuz için sizleri alkışlıyorum. Siz de aşağıdaki alkış butonuna istediğiniz kadar basarak beni yazı yazmaya teşvik edebilirsiniz. Teknoloji ile güzelleşen bir insanlık dileği ile…

--

--

Endüstri Mühendisi ve Maker

Love podcasts or audiobooks? Learn on the go with our new app.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store